🌟Liderlik hikayelerine devam…
🥰Bu sefer kendi hikayemi paylaşacağım. İnsan Kaynakları Müdürüyüm ve yaptığım fark yaratan çalışmalar sayesinde Global Liderlik ödülü aldım. Ödülü almaya tüm üst yönetim ile birlikte İspanya’ya gideceğim.
Çok heyecanlıyım. Güzel bir yolculuktan sonra otele yerleşiyoruz. Odama yerleşiyorum ve ilk hediyemi alıyorum. Dünya CEO sundan tebrik yazısı, şarap, el yapımı şahane bir duvar tabağı. Rüyadayım sanki. Hislerim: değerliyim, şirketimi seviyorum, çalışmalarım fark ediliyor ve ödüllendiriliyor.
İlk gün serbest gün. Tüm üst yönetimle geziyoruz, tapas yiyoruz, samimi sohbetler. Hislerim: değerliyim, biz bir ekibiz
Akşam şahane tarihi bir mekana ödül törenine gidiyoruz. Muhteşem bir tören. Alkışlarla sahneye çıkıyorum. Dünya CEO su ödülümü veriyor, güzel bir konuşma yapıyor. Hislerim: değerliyim, kariyerim için bu şirkete bağlıyım, işimi ve organizasyonu seviyorum.
Ertesi gün Genel Müdürümüz bana soruyor. “Bugün serbest günün gezmek mi istersin yoksa strateji toplantısına bizimle katılırmısın?” Hemen atladım tabi ki toplantıya girerim. Bu fırsat kaçar mı? CEO ile Türkiye stratejisini tartışma toplantısındayım. İK Direktörü’nüm yanında oturuyorum ve bana da söz veriliyor. Hislerim: değerliyim, bu şirkette geleceğim var
😨Yıllar sonra, başka bir şirket, İnsan Kaynakları Direktörüyüm. Mütevelli Heyeti toplantılarına alınmıyorum. Zorla kendimi ekletiyorum. Tüm toplantıya katmıyorlar. Sadece kendi kısmıma girip çıkıyorum. Konuşmam beklenmiyor zaten birlikte hazırlanıp toplantıya girmedik. Mütevelli Heyeti Başkanı dikkate bile almıyor. Hislerim: değersizim, ekip değiliz, liderleri etkileyemiyorum, burada çalışmaya devam etmelimiyim







