Uzun süre oldu, yazılarıma ara verdim. Beni takip eden, sürekli okuyanlara güzel haberlerim var. Bu dönemde birikitirdiklerim, öğrendiklerim, açılımlarım, yaşadıklarım, dönüştürdüklerim ile yeni bir döneme hazırım. Şimdi paylaşma, katkı, anlatma zamanı.

İnsanoğlu hayatı genellikle bireysel seviyeden yaşar. Ömür boyu da kendisini kanıtlamak için uğraşır. Önce okulda, sonra işte ve sosyal çevrede. Hatta eşine ve çocuklarına. En acısı da anne ve babasına. İyimiyim, yapabiliyormuyum, başarılımıyım, seviliyormuyum….. Arkadaşlıklarda beni beğeniyorlar mı, etkileyebildim mi, fikirlerimi dinletebiliyor muyum? Yazdığım whatsapp mesajıma kaç kişi cevap verdi? İlgi çekiyor muyum?

Hep kendimizi sorguluyoruz. Hep ben, ben, ben…

Önce ben, arkadaşın kendini paylaşırken yine ben, hep ben.

Niye dinlemiyoruz? Çünkü benim görüşlerim önemli. Karşımdaki konuştuğu anda sona gelmeden ne söyleyeceğimi düşünüp atlıyorum değil mi? Kaç kere başınıza geldi?

Peki aynı şeyi söyleyip birbirinizi dinlemediğiniz için tartıştığınız oldu mu? Bunun farkında bile değilsiniz. Önemli olan ben fark ediliyormuyum ve kendimi dinletmeliyim.

İletişim içindeyiz sanıyoruz ama monolog ve baskı kurma var. Baskı kurma abartalı geldi değil mi, siz hiç öyle yaparmısınız?

Kaçınız size bir arkadaşınız bir şey anlatıyor ve siz hemen benzer birşeyi ben yaşadım ve şöyle yaptım diye hemen kendinizi anlatmaya çalışıyorsunuz? İtiraf edin. Çok sık mı yapıyorsunuz?

Ben İnsan Kaynakları mesleğim gereği çok iyi dinlediğimi sanıyordum. Eşim hep, beni dinlemiyorsun diye şikayet ederdi.  Ben de benim kadar iyi dinleyen birini nereden bulacak, bulmuş ta bunuyor diye düşünürdüm. Taa ki koçluk ile tanışana kadar. En güvendiğiniz ve sevdiğiniz kişiler bile size söylese bunu bir türlü kabul etmiyorsunuz. Ne zaman kendiniz fark ediyorsunuz o zaman dönüşüm oluyor. Tabii fark etmek de merak etmek, başka görüşlere açık olmak, koçluğu almak ile mümkün.

Habire kendi örneğimi paylaştığımda amacım sana destek olmak diyordum. Benden örnek al ve bunu sen de çöz. Sanki ben tek bilir kişiymişim gibi. Meğer bu ilk söylediğim neden oldukça samimiyetsiz bir bakışmış. Kendime samimi oldum ve gerçeği anladım. Kendimi kabul ettirmeye, kendimi göstermeye çalışıyorum. Ben benzer konuyu çözdüm, fark et beni.

Bunu ben kendimde fark ettiğimde hayata ve insanlara karşı ne kadar samimiyetsiz olduğumu gördüm. Ve hayatı ne kadar kendim için yaşadığımı….

Oysaki hayat boyu kendinle uğraşmak yerine başka bir hayat mümkün….

Şimdi bu farkınalık sonrası ne mümkün? Gerçekten dinliyorum artık. Çünkü eşim ile konuştum ve onunla her konuştuğumuzda kendimi kanıtlamam gerekmediğini biliyorum. Ona güvenim sonsuz. Ayrıca konuyu benim çözüm şeklim onun için aynı olmayabilir.  Onu dinlemem ve yanında olmam o an için esas ihtiyacı. Ukalaca yaptıklarını anlatan bir kişiye ihtiyacı yok.

O anda benden çıkıp ona veya ilişkimize değer verdiğimde başka bir dünya açılıyor. Karşımdaki kişi benimle içten ve samimi bir paylaşım yapabiliyor.

Bu mucizeye şahit olmanız için tek yapanız gereken kendinizden çıkmanız ve gerçekten dinlemeniz……