“İnsan Kaynakları Departmanı” hala birçok şirkette gereken değeri görmeyen ve dolayısıyla yeterince katkısı olamayan operasyonel seviyede kalan bir birimdir.

İşe ilk girdiğim yıllardı. 90’ların sonları. Büyük bir konferansta yaşını almış bir bayan şikayet ediyordu. Bütün kariyer hayatını İnsan Kaynakları için harcadığını ama hala iş hayatının bunun önemini anlayamadığını… Çok gençtim, enerjiktim, hayallerim parlaktı. Anlam veremedim ve ben yapacağım diye içimden geçirdim.

Şimdi 20 yıl geçti. Az değil ben de 20 yılımı bu yolda harcadım. Severek yaptığım işler dışında, mesleği de geliştirmek için faaliyetlerde bulundum.

Ben daha şanslıyım. İnsan Kaynakları’nın önemini bilen, katkısına kucak açmış bir şirkette 10 yılımı geçirdim. Diğer 10 yıl da bunu tam yapamayan, niyeti olan ama tam yerleştiremeyen şirketlerde didindim durdum. Şimdi yeni bir misyonla yola çıktım. Tek şirket yerine, birçok şirketi aydınlatmak için yelken açtım.

Paylaşmak istediğim şey bir CEO İnsan Kaynakları’ndan ne beklemeli. Şirkette departmanı nasıl konumlamalı? Hangi çalışmalara öncelik vermeli?

İnsan Kaynakları’nı sadece basit operasyonel işleri yapan bir birimin ötesine taşımak sizin elinizde. Siz doğru işleri isteyin ki, onlar yapsın. Emin olun ki bordro, işe alım, eğitim ve idari işlerden ötesini beklerseniz onlar da mutlulukla verirler.

1b

Çalışan Bağlılık Endeksinde yüksek seviyelerde olan şirketler ortalama şirketlere kıyasla satış büyümelerinde %4 daha başarılı oldukları görülmektedir. Bu da bize gösteriyor ki İnsan Kaynakları Bağlılık ve Şirket Kültürü stratejileri ile bizzat ilgilenmelidir.

Şirket stratejisine katkısı olmayan, müşterisini iç müşteri sanan, esas iş alanında çalışanın yanında olacağına ofiste süreç takip eden İK maalesef İK değildir.

Üst Yönetim olarak öncelikle İnsan Kaynalar’ını İcra Toplantılarında sadece vakti geldiğinde operasyonel İK konularında konuşmasına izin veren bir ortam sağlamayın. İK işin tüm süreçlerini, finansal değerlendirmeleri, müşteri ile ilgili konuları bilsin ve yorumuna değer verilsin. Müşterileri tanımak ve gelecek stratejisi için ofis katlarını dolaşmasın, satış ekibi ile sahada olsun.Fabrika müdürü ile hatları incelesin. Bunlara hakim olsun ki şirketin gelecek yetenek ihtiyacını belirleyebilsin ve liderlik gelişim programını bu doğrultuda yapılandırsın.

Teknolojinin iş hayatında verileri kullanmayı kolaylaştırdığı bu dönemde İK Sistemleri için de yatırım yapın. Bunun önemini size anlatmak için İK’yı onlarca analiz ve rapor yazmakla uğraştırmayın. Yalvartmayın. Bütçeye bu ihtiyacı siz koyun onlar içeriği ve yapacakları analiz için uğraşsınlar.

İş sonuçlarına ve stratejiye katkı sağlayan İnsan Kaynakları emin olun şirketinizi bir adım ileriye taşıyacaktır.