Hepimizin bildiği basit ama maalesef atlanan bir konudan bahsedeceğim. Ancak olmadığında, iyi yapılmadığında çalışan için kabus olan birşey. “Açık ve akan iletişim”

Bunu biliyoruz dediniz değil mi? Ama hala işletmelerde büyük hatalar yapılıyor. Akan diyorum çünkü yukarıdan yapılan açıklamanın en aşağılara kadar akması ve herkesin ilk ağızdan çıkan mesajı aynı netlikte anlaması çok önemli.

Geleneksel yaklaşımla bir çok bize iyi gelen ama iletişimi aksatan yaklaşımlar deneriz. Ve de bu yaklaşımdan gurur duyarak insanlara anlatırız.

  1. “İkinci kişi üzerinden mesaj yollama”: Örneğim bir Restaurant’dan. Patron iş başında. Sabah işletmeyi o açıyor. Günde 15 + saat çalışıyor. İyi niyetli ve yakın bir patron. Ekipten bir aşçı canla başla çalışıyor. Elindeki reçetelerden döktürüyor ve kendini göstermeye çalışıyor. Patron aşçıdan memnun. Kışın büyüyecek iş beklentisi için yeni bir aşçı işe başlayacak. Bunun bilgisini ekibe nasıl verecek dersiniz?

Bir garson üzerinden aşçıya haber gönderiyoır. İkinci aşçı gelecek. İçinden de yaptığı hareketten memnun. Bu rekabet ona iyi gelecek, daha iyi çalışmasını sağlayacak diye düşünüyor.

Aşçı şaşkın beğenilmediğini düşünüyor, iş aramaya başlıyor. Garsonun da kafası karıştı acaba bunu bana da yapar mı?

Aşçı ve garsonlar patronun tam düşüncesini hiç bilmedikleri için ve performansları ile ilgili geribildirim almadıkları için patronun günlük ruh halini yorumlamaya çalışıyorlar.

Bu küçücük işletmede bile işler karıştı. Oysa ki patronun niyeti iyi. Gelişmelerden dolayı patron da kırgın. Niye beni anlamadılar?

  1. “Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla” kurumda olunca:

Direkt yüzleşmek çoğu yöneticiye zor gelir. Söylediğimde ne tepki verir, somut örnek de hatırlamıyorum sorarsa ne yaparım vs yüzünden başka birine söyleriz ki o da ona söylesin.

Bir toplantıdayız müdür bey böyle birşey yapmadığı halde Ahmet’e akıl veriyor. Müşteri görüşmelerinde neye dikkat etmesi lazım. Oysa geçen müşteri ziyaretinde Hakan’ın eksiklikleri bunlar. Ortaya da zaman zaman hitap ediyor ki Hakan’da dinlesin ve anlasın. Böyle bir iletişime hiç tanık oldunuz mu?

  1. “Aman moralini bozmayalım” modali kurumda olunca:

Eksik alanları söylersek çalışanın morali bozulur ve sonra hiç iş yaptıramayız. Morali bozulmasın diye birşey söylenmez, oysa hatalar vardır. Günler geçer ve zavallı çalışan işten çıkarılır. Oysa geribildirim verilseydi bambaşka bir performans sergileyebilirdi.

Direkt iletişim ve geribildirimin önemini anlayan kurumlarda işler yolunda ilerler. Yukarıdan aşağıya doğru bilgi akmalı ki çalışanlar net bilgi ile sıkıntısız çalışsın.

Bu ortamı sağlamak önce yöneticiye sonra hepimize düşmüyor mu? Açık iletişim en iyisi.